Kayıtlar

RİTİM

Resim
Ritim hayatın vazgeçilmez bir parçasıdır. Görünmez bir el gibi davranışlarımız üzerinde etkisi vardır. Etkisi o kadar inanılmazdır ki, kitleleri bir yerden bir yere sürükleyebilme potansiyeli eski çağlardan beri zaman zaman kullanılmak istenmiş, zaman zaman bazı yasakları gündeme getirmiştir.  Ritim henüz doğmamışken anne karnında annemizin ve kendimizin kalp atışlarını duyarak ve /veya titreşimini hissederek ilk algımız. Büyük ihtimalle bu nedenle bebekleri göğsünüze yaslandığınızda huzursuzlukları geçer. Bir ritim ile başlayan yaşam yolculuğumuz pek çok rutin etrafında şekillenir.   Ritim en kolay müzik içinde algıladığımız bir ses dizisidir ancak bir dizi oluşturan her görüntü, her hareket, söz ve yaşam rutini hepsi birer ritimdirler.  Bu hafta rast geldiğim Dallas Taylor isimli bir radyocunun Ted konuşması benim için oldukça etkileyici idi. John Cage isimli bir kompozitör'ün tamamen sessizlikten oluşan 4 dakika 33 saniyelik müzik kompozisyonu ile ilgili idi. ' sessizl...

GÖLGE İLE TANIŞMA CESARETİ

Resim
 Bugün sabah takvimden öğrendiğime göre, 1 Eylül Dünya Barış Günü imiş. Yılın diğer 364 günü ise değil. Diğer günler doğa ile, birbirimizle, kendimizle, fikirlerle, aklınıza gelen her şey ile savaşıyoruz. Bu savaşların hepsi özünde nefsi müdafaa değil, belki ilk çağlarda öyle idi ama sonradan artan aç gözlülük, yüksek benlik algıları hep daha fazla istemek ve elde etmek adına yapıldı ve yapılmakta. Bu savaşların sonunda, hırpalanmış olarak, maskelenmiş etik değerlerle, bahanelerimiz, savunmalarımız olarak koltuğumuzun altında, vicdan mahkemelerimizde kendimizi beraat ettiriyoruz. Gölgenizde (bilinç altınızda)  bir şeylerle savaşmak ve hep daha fazlasını istemek var iken, ışığın olduğu yerde nasıl bir barış rüyanız var?  Bugün sabah kürek antrenmanı sırasında daha tecrübeli bir kürekçi beni şöyle uyardı ' çok fazla düşünerek küreklere asılıyorsun. Teknenin dengesi bilinç altında var zaten, daha yumuşak ve kendiliğinden hareketlerle teknenin doğal akışına uyum sağlamak yete...

NEFES

Resim
'Hayat nefestedir.' Son yılların ülkemizde popüler olan terimlerinden biri. Geçmişi çok eskilere dayansa da, bit pazarına hep nur yağar, yeniden eskileri keşfediyoruz diyebiliriz. 1980'lerde; ben yaklaşık 12 yaşında iken, bizim evde o dönemlerde 70'lerde yazılmış bir YOGA kitabı peydah olmuştu. Annem'in bir arkadaşının kilo kontrolü ile ilgili olarak bize hediye getirdiği bir kitap idi. Çocukluğumda jimnastik ile uğraştığımdan içindeki hareketler hep ilginç idi ama günlük egzersizlerin ardından gelen 'günün düşüncesi metinleri' ile ilgilenmemiştim. Kitabı 30'lu yaşlarımda tekrar bulup baktığımda bu yazıların okumaya değer olduğunu farkettim. Bu metinlerden biri ise 'Nefes' in önemine işaret ediyordu. 'Yaşam nefestedir; bu yüzden yarım nefes alan yarım yaşar. Nefes alış verişimiz direk olarak fiziksel ve ruhsal sağlığımızı etkiler. Doğru ve iyi bir nefes yaşamlarımızın kalitesini artırır. Vücut yemeksiz susuz ve uykusuz bir kaç gün idare edebi...

IŞIĞI AVLAMAK

Resim
    Fotoğraf: Serhat Dizdaroğlu, Ağustos 2020, Bafa Gölü, Kapıkırı Köyü Geçtiğimiz haftayı Bafa Gölü kıyısında yer alan Kapıkırı köyünde bir grup fotoğrafsever ile birlikte geçirme fırsatı buldum. Fotoğrafçıları hep anı yakalamaya çalışan sanatçılar olarak düşünürdüm. Ancak, bu geçirdiğimiz hafta boyunca öğrendim ki aslında iyi bir fotoğrafçı  büyük ölçüde iyi bir ışık avcısı.  İlk defa ziyaret ettiğimiz bu güzel köyümüzdeki insanların, doğal tarımı bildiklerini, Bafa gölündeki kirlenmeye kafa yorduklarını, çareler üretmeye çalıştıklarını görmek, köyün gerek tarihi, gerek doğal değerlerini nasıl koruyacakları ile ilgili farkındalıkları olduğunu görmek beni çok keyiflendirdi.  Bafa gölü bir miktar tuzlu ve sodalı bir suya sahip ve köy sakinleri zeytinciliğin yanı sıra balıkçılık ile de uğraşmaktalar. Göl balığı mı , deniz balığı mı derseniz deniz balığının lezzeti hep bir başka diye düşünürüm. Ancak bu gölün özel bir balık ziyaretçisi var . Meksika'da Saragossa D...

SU

Resim
 Yaşamın devamlılığının suya bağımlı olduğunu biliriz. Yine de gereken saygı, özen ve önemi gösterir miyiz? Su kenarına ulaşana dek toplumlar hareket halinde göçler ettiler ve suyu bulunca köyler ve medeniyetler kurma yoluna gittiler. Dünyanın, havanın, insan bedeninin dörtte üçü sudan oluşuyor. Su ise iki yanıcı gaz olan hidrojen ve oksijenden oluşan ve ateşi söndüren gerçek bir mucize. İnanışa, efsaneye veya hikayelere göre insan çamurdan, yani toprak ve sudan yaratıldı. Bu önerme tek başına ne kadar kutsal olduğunu ilk zamanlardan beri bildiğimizi gösteriyor.  Sağlıklı bir beden ve ruh için suyu sadece içmek değil, onun sesini dinlemek, onunla yıkanmak, kıyısında oturmak ve onunla yolculuk yapmak gerekiyor. Su var olmadan yaşamak, var oluşumuzu anlamak, hayata anlam katmak üzere bilgiye ulaşmak mümkün değil. 'Su gibi aziz olmak' deyimi su getiren küçüklere söylenen en anlamlı kültür aktarımıdır.  İnsan kendi görüntüsünü ilk suda görmüştür. Bunun üzerine Nergis; Narciss...

YAŞASIN HAYAT

Resim
6 Temmuz 1907 Meksikalı sanatçı Frida Kahlo'nun doğum günü idi. O hafta, yaşam tutkusu ilham verici bir insan olan Frida için meraklılarının takip edeceği bazı medya organlarında çeşitli programlar yayınlandı. (1) Bana göre Frida 'Yaşama Hayat Veren Kadın'. Hayatı, ve hayat yolunda karşınıza çıkan her anı saygıyla kabul eden bir idealist. Temmuz ayının takip eden iki haftası boyunca ise İstanbul Sözleşmesi ve ardından kadınlara uygulanan şiddet ile ilgili dehşet verici pek çok haber yayınlandı. Ne yazık ki yine genç bir kadının hunharca katledildiği haberi ile üzülüyoruz.  Şiddet eğiliminin kaynağı her ne olursa olsun, bir davranış modeli olarak kendine, ve tüm yaşama saygı öğretilebilmiş olsaydı, bu dehşet verici haberler olmazdı diye inanıyorum. 2017 yılında ilk kez Meksika'ya gidene kadar, Frida benim için kaşlarını almayan, bir kaza sonucu sakat kalmış, çok da anlayamadığım resimleri olan bir sanatçı idi. Bana göre, eşi olan Diego Rivera'nın duvar resim...

BEYİN

Resim
Blog yazılarına başladığımdan beri, sizlerden gelen geri bildirimler benim için çok değerli. Bu kez, iki okuyucumun tavsiye ettiği kitapların bana düşündürdüklerinden söz etmek istiyorum. Biri David Eagleman'ın kaleme aldığı 'Beyin', diğeri Necdet Bükülmez'in yazdığı 'Beynim Öğrenmeyi Öğreniyor'.  David Eagleman kitabında beynimizin gerçeklik algısına geniş bir yer ayırmış. Beş duyu organımızla algıladığımız dünyanın, aslında doğduğumuzdan beri edindiğimiz tecrübeye göre, insandan insana farklılaşabileceğini anlatmakta. Bu nedenle, her insan dünyayı farklı algılayabiliyor; diğer bir deyişle hepimiz baktığımız noktalarda farklı tecrübe süreçlerimiz nedeni ile farklı şeyler görebilmekteyiz. Kitapta, görebilmek için gözlerden fazlası gerekir diye tanımlanıyor. Gözlerimiz birer kameradan ibaret değiller. Beynimizin, görsel verilerin gerçek anlamlarına ilişkin doğru yorumları yapabilmesi için, tüm vücudumuzun bu deneyime dahil olması gerekiyor. Beyne gelen sin...