Kayıtlar

doğal tarım etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

YETİŞKİN OLMAK (KADIN KÜREKÇİLER - 18)

Resim
 Geçtiğimiz hafta Türkiye Salon Kürek Şampiyonası, pandeminin zirve yaptığı bu günlerde tüm korkulara rağmen daha önceki yıllara göre daha renkli idi. Bu aynı zamanda sık sık görüşemediğimiz diğer kürekçi dostlarla karşılaşma sohbet etme fırsatları yaratıyor. Kendi adıma organizasyonların bu kısmını da ayrıca seviyorum. Hafta içinde ayrıca neredeyse her gün başka bir kürekçi ile buluşarak devam ettim. Önce Pazartesi günü eski kürekçi ve halen kadın hakemlerimizden olan Burcu Ünver Gözütok ile buluştum. Yine çok yönlü ve çok renkli bir insanla düşündüren, hislendiren bir sohbeti sizlerle paylaşmak istiyorum. Hakem Burcu Ünver Görevi Başında Burcu Ünver'in hayat arkadaşı da eski milli kürekçilerimizden, kürekçi çiftleri gördükçe kendi zihinsel subjektif, bilim dışı istatistiğimle  bu sporun çok romantik olduğunu teyit ediyorum. Burcu Ünver'in küreğe başlama hikayesi ise biraz hüzünlü. 1999 yılında babasının zayıf kalbi Kuzey Marmara depremi dehşetinin olduğu gün yenik düşüyor. 1...

SÜRDÜRÜLEBİLİR HAYATTA KALMA

Resim
  Leyla Diana - Marmorpappier - 07.05.2021 - instagram@leyladiana.art sayfasından İnsan yaşlanınca eski anıları anlatıp durur, sanırım ben de o yoldayım. Bu kez, yine bir sosyal uygunluk denetçisi ile yaşadığım denetim gününü anlatmak istiyorum. Tekstil sektöründe boyahane, baskı ve yıkama firmaları çok sayıda zararlı kimyasallarla çalışırlar. Sosyal uygunluk denetçisinin de incelediği önemli hususlardan biri bu zararlı kimyasalların nasıl bertaraf edildiği, arıtma kullanılıp kullanılmadığıdır. Bugüne kadar ben hiç kendi arıtması olan bir tekstil yıkamacısına rast gelmedim. Üstelik biri Sapanca gölüne bakan ormanın içinde çok müthiş bir yerdeydi. Sapanca gölünün niye eski halinde olmadığı çok açık.  Denetim gününe geri döneyim, denetçi önemli bir markayı temsilen firmadaydı. Firma sahibi bizi karşıladı, binbir değişik markadan ve sertifika veren kuruluştan aldığı onayları gösterdi. Biz habersiz gittiğimiz için biraz şaşkındı. Tüm yerler ıslak, kimyasallar ortadaydı. İş güvenl...

DOĞANA DÖNÜŞ

Resim
Fotoğraf: Serhat Dizdaroğlu Son 10 yıldır en çok duyduğum terimlerden biri organik tarım oldu. Pazarı bile ayrı kuruluyor. Organik ürün satan dükkanlar bir biri ardına hızla açılıyor. Fiyatları da, organik iddasında olmayan ürünlerden daha pahalı. Bu akım, yeni moda ve geçici bir heves mi? Sürdürülebilir bir ekonomi mi? Gerçekten ürünler doğal mı, yoksa değil mi? soruları kafamı kurcalıyor. Gıdamızla ilgili olarak o kadar çok yanıltıcı bilgiye maruz kaldım ki, bir türlü bu doğal ürünler veya organik yaşam anlayışı trendlerine tam olarak güvenemiyorum. Ancak, son Covid-19 virüs salgını, insanın kendi doğasından kopuşunun çok can yakacağını kaçınılmaz biçimde bize gösterdi.   İnsanlık, sanayileşmenin; endüstriyel tarıma geçişin ardından beklediği gibi bolluğa ve sağlığa kavuşamadı, her yeni bulunan tarım kimyasalı ve tarım tekniği anlaşılan bize yeni bir hastalık veya toprağın bereketinde azalma olarak geri döndü. İnsan kendi doğasından uzaklaştıkça aslında kendini de ...