Kayıtlar

Mayıs, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ADALARIN KADIN KÜREKÇİLERİ (6) - KÜREKÇİ ARKETİPİ - FESTİVALCİ ARKETİPİ

Resim
  Bu kez İstanbul'un sayfiye ve eski özelliğini İstanbul'un diğer bölgelerine göre nispeten daha fazla koruyabilmiş olan adalarındaki yaşama uzanabildim. Denize mahkum ve karadan özgür oldukları için bu bölgelerde hala biraz o eski İstanbul'un aromasından ipuçları kalmış durumda. Ada kültürü demek içinden deniz geçen, yeşil geçen bir kültür demek. Ada biraz mahrumiyet ve beraberinde çokça pratik zeka demek.  Adalarda koşu, bisiklet, yüzme hemen her adalı gencin normal yaşamının bir parçası. Bir zamanlar kürek kulüpleri de vardı. Ama maalesef daha sonra kapanınca tekneleri ve bazı sporcuları ile Caddebostan Balık Adamlar Kulübü ile birleşerek tekneler ve sporcuları ile devrolmuşlar. Adalara kürek çekmek isterseniz bugün Kadıköy sahilindeki pek çok kulüp Kadıköy ve Adalar arasında deniz küreği tekneleri ile uzun ve eğlenceli rotalarda keyifli antrenmanlar yapıyorlar. Adalarda kürek çeken kadın sporcularla konuşma fırsatı yakalayabildim. Gamze Günay ve Esra Gülener ikiz kardeş...

KADIN KÜREKÇİLER 5 - HAYATIMIZDA SOSYAL MEDYANIN YERİ

Resim
  2020 Büyükler Türkiye Kürek Şampiyonası 2 çifte Master Kategori Yarışı Birincisi Kadın küreğinin gelişimi, bir kadın sporcu nasıl kürek sporuna başlar? Nasıl sürdürür? Neden daha kalabalık olamadı kadın küreği ve nasıl 8 tek takımları oluşturacağız ve önümüzdeki yıllarda sadece erkek 8 tek değil, kadın 8 tek yarışları da izleyebileceğiz? Sorularıma yavaş yavaş cevaplar birikiyor, hatta bu konuda nasıl ilerlenebileceğine dair bir metodolojinin temellerinin bile oluşmaya başladığını hissediyorum. Bu kez, Fenerbahçe kadın takımında kürek çekmiş, hala master kategori yarışlara katılan Özge Özdil ile sohbet ettim. Kapanma sürecinde olduğumuz için görüşmelerimizi görüntülü whatsup kanalıyla yapmaya devam ediyorum. Ne zaman bir kürekçi görsem, kendimde yaşadığım eksikleri önce sıralıyorum. Yolda doktor görünce tüm dertlerini sıralayan insanlar gibiyim anlayacağınız. İlk zamanlar ellerde oluşan yaralardı çoğunlukla, artık hiç yara kalmadığı hepsi nasırlaştığı için daha ziyade kuvvetimi n...

DEĞERLER OLMAZSA OLMAZ

Resim
 Uzun zamandır görmek isteyip bir türlü ulaşamadığımız  'True Blue' filmine nihayet bir arkadaşımızın da yardımıyla internet üzerinden ulaşıp seyredebildik. Arkadaş yazımda da bahsetmiştim bu filmden ama bu sefer filmin ana teması ile ilgili önemli bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Kürekçilerin pek çoğunun çok iyi bildiği film, Oxford ve Cambridge üniversiteleri arasında her yıl yapılan efsanevi yarışın 1987 yılındaki hikayesini anlatıyor. Ama film sadece bir yarışa hazırlık macerasından öte, bir takım olma yolculuğu, bir şehrin ve bir üniversitenin değerlerine sahip çıkma hikayesi, kişisel egoların nasıl başarının önünde takoz olduğunun hikayesi, arkadaş olma hikayesi, anlayabilen için çok anlamlı yöneticilik, liderlik, demokrasi dersleri de var. Gerçekten yaşanmış bir olay üzerine kurgulandığı için de çok kıymetli. Bence biz de sporun neden zor geliştiğinin, kurumlarımızda çalışan bağlılıklarının neden sağlanamadığının, ülkemizde neden çok kolaylıkla ayrımcılığın taraf bul...

KADIN ANTRENÖRLER - OLİMPİK / LGS ANNELERİ - KADIN KÜREKÇİLER - 4

Resim
Türkiye Şampiyonası 2008 4 Çifte Madalya Töreni İzolasyona girmeden önceki gün, kadın kürekçiler serisi için antrenör olarak çalışmakta olduğunu bildiğim  Şişecam Spor Kulübü Kürek Şubesinden Necla Efendi Çolak ile sohbete gittim. Eşim ve ben kürek sporuna başlamımızdan bir yıl sonra Necla'nın eşi Erdem Çolak ile tanışmıştık. Bizi rekreasyon sporcusu olarak, master sporcu olmaya Erdem teşvik etmişti. Bu spora olan sevgi ve bağlılığımızın Erdem Çolak ile gelişmeye başladığını vurgulamalıyım. Yine bir kürekçi çift, 2 çifte miks, iki çifte hayatın anlamını bilenler onlar.  Çolak çifti sadece iyi sporcu değil, iyi insan yetiştirmek konusunda da idealist olarak el birliği ediyorlar.    'Kürek romantizm sporudur ve şövalyelik içerir' önermesi bir kez daha Çolak ailesi ile ispatlanıyor. Necla Efendi Çolak aynı zamanda iki kız çocuğu annesi, yazıya başlarken öncelikle onun ve tüm annelerimizin anneler gününü kutlayarak başlamak istiyorum. Sohbetin sürecini yine önce Necla'nı...

AHİMSA - SUYLA KAVGA ETMEDEN KÜREK ÇEKMEK

Resim
Geçen hafta sürdürülebilir moda üzerine bir kitap okudum. Yeni Dünya düzeninde moda olan "sürdürülebilirlik" tabiri herkes için aynı şeyi ifade ediyor mu? Sürdürülebilirliği sağlamak için ortaya koyacağınız önerilerin hepsi uygulaması sürdürülebilir öneriler mi gerçekten iyi düşünmek gerekli. Tekstil ülkelerin kalkınmasında her zaman öncü sektörlerden biri olmuştur. Çünkü hem emek yoğundur, hem yaratıcılık, hem teknik bilgi ve altyapı ister, bir kurumu hem üretim, hem satış, hem mali yönetim anlayışlarında eğitir ve terbiye eder. Ancak, sanayileşme sonrası gelişen teknolojide tekstil rekabet arttıkça hem işçi hakları açısından sıkıntılı, hem de kullanılan kimyasallar nedeni ile Dünya'yı ciddi kirleten sektörlerden biri haline geldi. Hızlı tüketimin getirdiği geçici refah, şimdi Dünya'yı yaşanabilir bir yer olmaktan çıkarmış durumda. Bu nedenle, diğer deyişle yaşamın sürdürülebilir bir düzeni olması için, son yıllarda dönüp duran felsefelerden biri Ahimsa.  Eski bir Uz...

ARKADAŞ

Resim
  COVID-19 pandemisi gerçekten sabırlarımızı test ettiğimiz bir salgın oldu. Bir yılı aşkın süredir evlerimizin içinde sabırla beklemeye gayret ediyoruz. Bu süreçte, yakınlarını kaybeden çok sayıda insan oldu. Hastalananlar ve iyileşenler oldu. Bu süreçte ne kederli günlerimizi ne de neşeli anlarımızı eskiden olduğu gibi eşimiz dostumuzla paylaşamadığımız için daha hüzünlü, daha yanlız ve daha kederli olduk. Bazı gündelik sıradan sandığımız şeylerin ne kadar kıymetli olduğunu farkettik. Her sabah çocukların okula gitmesinin, ya da bir arkadaşınıza uğrayıp evinde kahve içebilmenin, denize bakabilmenin, güneşe çıkabilmenin, bir ağaca dayanmanın veya bir kediye su verebilmenin bir keyif olduğunu, sıradan düşünmeden yapılan aktivitelerin bile aslında ne kadar kıymetli olduğunu farkettik. Torunlara veya annenize sarılmanın lüks haline geldiği bir ortama düştük ve bir yılı aşkın süredir bunu atlatamadık.  Doktorların ve bilim adamlarının anlattığı üzere, eğer zamanında sosyal mesafe...