Kayıtlar

GİRİŞİMCİLİK VE TEKNE ÜRETİMİ 2

Resim
 Biz kürekçilerin bitmeyen konusu tekne darboğazı. Ülkemizde henüz sporcu sayısı ve talebin yeterince olmaması sonucu tekne üretip satmak karlı olmuyor düşüncesi ile durgun su teknesi üretilmiyor. Aslında sadece kürek sporu için değil bir çok malzeme bağımlı spor için de durum böyle, dolayısıyla malzemenin ithal edilmesi gerekiyor. İthal edilince her şey bizim ülkemizde lüks hale geliyor. Oysa spor yapmak lüks değil ihtiyaç. Deniz küreği branşı ise bir parça daha şanslı çünkü yerli üretimi söz konusu . Daha önce Swift marka tekneleri Türkiye'de üretmeye başlayan Özgür Reyhanoğlu ile sohbet etmiştik, onun vizyonu ile ilgili yazının linkini merak edenler için tekrar aşağıya bırakıyorum. Geçen haftada Seahorse teknelerinin sahibi ve yöneticisi Tolgahan İşseven ile sohbet etme fırsatı buldum.  Seahorse Promar'ın Türkiye'de küreğin yaygınlaşmasında çok katkısı var. Kulüpler için hem lojistik olarak hem maliyet olarak daha ulaşılabilir bir tekne ortaya çıkardılar. Ayrıca bilen bi...

COMMAGENE İLK MARATONUN ARDINDAN

Resim
 Federasyondan Adıyaman'da bir maraton olacağını duyduğumda Boğaziçi Üniversitesi takımında uzun mesafe seven arkadaşlarım adına sevinip hemen katılacağımızla ilgili geri bildirim yapmıştım. Takım arkadaşım Özgür Çubukçu pandemi sırasında kendi yaş kategorisinde ergo maratonunda Türkiye en iyi derecesini bizim evin balkonunda çekmiş. Ben de ev sahibi ve takım kaptanı olarak gururlanmıştım. Hedefini daha sonra daha uzun mesafeler olarak belirledi. Yine takım arkadaşım Ferit Toska kendi doğum gününde deniz küreği ile 40 yaş doğum gününü kutlamak adına Haliç'te 40 km tek çifte çekmişti. Aynı şekilde Orhan Öztürk 40 yaş doğum gününde 40 km ergo çekmişti. Benim bakış açımla büyük çılgınlıktı yaptıkları. Arada kendi aralarında İngilterede düzenlenen Boston Maratonuna katılma hayallerini paylaşıyorlardı . (Yazı sonunda Dünyanın başka yerlerinde düzenlenen maratonlarla ilgli linkleri bulabilirsiniz.) Böyle bir organizasyon tam da onların çok seveceği bir organizasyondu. Hem de ülkemizi...

HAYAL VE HAKİKAT

Resim
 Pandeminin etkisinin azalmaya başladığını İstanbul'da yeniden son hızla canlanan kültür sanat hayatından anlayabiliyoruz. Online etkinlikler yeniden yerlerini yüz yüze etkinliklere bırakıyor. İnsanlar, uzay kapsüllerindeki gibi yaşanan bir dönemi geride bırakmış görünüyor. Ben de Ekim ayında İstanbul'daki bienali, farklı sergileri, sinema ve tiyatro festivalini izlemeye ve Cemal Reşit Rey'deki açılış konserini dinleyebilmeye fırsat bulabildim.  Hayalperest, Pam Munoz Ryan, Görsel: Peter Sis Tüm bu etkinlikleri takip ederken yine her zamanki gibi fark ediyorum. İnsan'ın en çok merak ettiği şey yine kendisi. Kendini hayal ediyor, kendini yıkıyor, kendini yaratıyor ve kendi çizdiği rotasında hayalleriyle kendine doğru yol alıyor. Kendi hayaletini ve kendi gerçeğini bir araya getirip toplayabilenler iyi kürekçiler.  Elif Ongan Tekçe'nin yazıp kendi oynadığı "Nasıl Bilirdiniz?" oynunun bir yerinde şöyle diyor. "...Hayat, hayallerimiz ve gerçeklerimizin to...

ELİT HAKEM (KADIN KÜREKÇİLER 41)

Resim
 Bu hafta World Rowing (Eski adı FISA) kokartlı ilk ve tek kadın kürek hakemimiz aynı zamanda Türkiye Kürek Federasyonu Merkez Hakem Kurulu üyesi Gökçe Deniz Hanım ile söyleşiyoruz. Gökçe Hanım kürek sporuna hatta spora ODTÜ'yü kazandıktan sonra başlamış. " Lise çağındayken öğretmen ebeveyn sahibi olarak, sınav ve ders odaklı biriydim. Üniversiteye hazırlanırken en çok bir önceki gün çözdüğüm soru sayısıyla yarışmayı severdim" diye tarif ediyor kendini. Sosyal aktivitelere sınav döneminde ara vermiş ve  öncelikli hedefini üniversite kazanmak olarak belirlemiş. Yoğun bir sınava hazırlık döneminin  ardından, ODTÜ'de Gıda Mühendisliğini kazanmış. Okula başlayınca öğrenci klüpleri arasından ona en cazip gelen Kürek Takımı olmuş. Okulun panolarında asılı olan Kürek Takımı tanışma toplantısı afişi onu çok cezbetmiş.  "We are ready to start. Are You?" (Biz başlamaya hazırız, sen hazır mısın?) Gökçe Hanım karakteri gereği kendi ile yarışmayı seven, öz disiplini ve i...

ZAMANIN RUHU (KADIN KÜREKÇİLER 40 )

Resim
 Geçtiğimiz hafta Fenerbahçe'nin eski kürekçilerinden İpek Manav Uçar ile görüntülü söyleşme imkanı bulabildim. İpek Hanım uzun süre bu spora emek verdiği gibi, kulüp içinde pek çok görev alıp sahadan ayrılmayanlardan biri. İpek Hanım'ın babası, Ferruh Manav, eski bir kürekçi ve Fenerbahçe Kulübüne uzun yıllar hizmet etmiş bir sporcu ve yönetici. Haliyle İpek Hanım çok küçük yaşlardan beri sporun içinde ve kürek sporunu tanıyor. Okul çağlarında her yaz Fenerbahçe Spor Kulübünün açtığı yaşına uygun branşta hangi spor okulu varsa, yüzmeden basketbola hepsine devam etmiş. Boyu 1.69 m ile basketbol için yeterince uzun olmadığı için 1982 yılında dönemin antrenörleri Tamer Yelkovan ve Adem Deniz tarafından kürek şubesine geçmek üzere çağırılmış. Ve bundan sonra 9 yıl boyunca  İstanbul'dan ayrılıp Antalya'ya yerleşene dek kürek sporunun içinde aktif bir yarışçı olarak yer almış.  Elizabet Uğurlu - İpek Manav Uçar İki Çİfte Antrenmanında Ferruh Manav'ın kızı olarak kürekçi ...