LİMİTSİZ OLMAK - (KADIN KÜREKÇİLER 14)

Sezin Kotra Hakem Botunda
Bu hafta kadın kürekçilerimizden ve aynı zamanda kadın kürek hakemlerimizden Sezin Kotra ile kadınlarımızı kürek sporuna nasıl çekeriz diye sohbet etmek üzere buluştuk. Sezin Hanım 1991-1993 sezonunda lise öğrencisi iken Beşiktaş Kürek Kulubünde iki çifte ve dört çifte kürek takımlarında yer almış. Üç yıl boyunca girdiği yarışların hemen hemen hepsinde birinci olmuş. O da pek çok Türk genci gibi üniversite sınavlarına hazırlanırken kürek antrenmanlarına ara vermek zorunda kalmış. Fen fakültesinin ardından yıllarca bilgi işlem alanında kariyerini devam ettirmiş. Ama kürek öyle derin bir bağlılık yaratıyor ki yıllar sonra yarışmacı olarak değil, fakat hakem olarak kürek sporuna dönmüş. Kürek sporu ile genç yaşta ilgilenmiş pek çok insan gibi o da birden fazla konuda becerikli. Dört yıldır camdan tasarımlar yaratmakta. Bu hafta Sezin Kotra bana bir kürekçinin limitsiz olabileceğini hissettirdi. 



Limitsiz olma fikri ilk başta çok iddialı, veya korkutucu gelebilir. Ama bu limitsiz olma durumunu, körü körüne bir rekabet veya kendini yıpratmakla ilgili bir kavram olarak kullanmıyorum. Limitsiz olmak sadece uzayda pozitif veya negatif büyüme ve küçülmelerden farklı ve daha geniş bir anlam taşıyor. Limitsiz olmak geçen yazıda da bahsettiğim üzere 0 noktasına yaklaşmak, yaratıcı bir boşluğu her zaman bulabilmek ile ilgili felsefi bir kavram. 

Beşiktaş 4 çifte Kadın Takımı 1991-1993


Kadınların genellikle birden fazla işi aynı anda organize edip, yürütebilme becerisinin erkeklere göre daha fazla olduğunu söylüyor uzmanlar. Pek çok kadın kendisini gerçekten de işte böyle limitsiz hisseder. Kariyerlerini yürütürken, yardım derneklerinde çalışıp aynı zamanda ebeveynlik vazifelerinden de geri kalmayan arı gibi çalışkan kadınlar var. 

Beşiktaş 2 çifte Kadın Takımı 1991-1993


Limitsiz olduğunuz duygusu kürek gibi dayanıklılık geliştirilmesi gereken sporlarda da gelişiyor. Craig Lambert kitabında “ kürek çekmek insanın performans limitlerini aşmayı araştırdığı bir araçtır” diye tanımlamış. Gerçekten de bunu kendimde deneyimlediğim için biliyorum. Her ergometre antrenmanına oturduğumda veya her yarışta son seferinden daha iyi yapabilirdim duygusu hakim oluyor. Her kürekte her pala hazırlayışta daha güzel daha temiz yapabilirdim duygusu sonsuz bir arayışla geliyor ve bu sizde limitsizlik hissi yaratıyor. Burada bahsi geçen dünya rekoru kırmak veya en hızlı en güçlü olmaktan ziyade, 1 ve 0 arasında sonsuz bir ondalık kırılım bulunması ile ilgili. Limitsiz bir yaratıcılıkla yeniliklere açık olmakla ilgili. Limitsiz hayalleriniz uğrunda pes etmemekle ilgili. 

Beşiktaş Kadın Kürek Takımı 1991-1993


Sezin Kotra işte böyle sıcak ve akışkan iken her şekle girebilecek olan limitsiz bir maden (kumun sıvı hali diye tanımlanabiliyor) cam ile tasarımlar yapıyor. Son cam tasarımı tek silahı sevgi olan "Savaşçı Kadın” Kıyafeti. Uluslararası Denizli Cam Bienali’nde en çok ilgi çeken giyilebilir tasarımlardan biri oldu. Tasarımı endüstri tasarımcılarını kıskandıracak kadar başarılı. Ben de hemen kürekçiliğe pay çıkarıyorum tabii . İşte! kürek çeken insanın hünerli elleri olur, alet kullanma ve tasarım yapma, çözüm üretme becerisi gelişir diye düşünüyorum. Limitsiz bir kadın, limitsiz bir maden, limitsiz bir yaratıcılık ve limitsiz bir tasarım. 
Tek Silahı Sevgi Olan 
"Savaşçı Kadın"
Sezin Kotra 2021 Uluslararası Denizli Cam Bienalinde Kendi Tasarımı ile



Cam Dünyada ateşin ısısı ile gelişen 5000 yıllık bir endüstridir diye kitabına başlıyor Prof. Önder Küçükerman. Tarih boyunca kullanılmadığı yer, girmediği şekil kalmamış. Hem işlevi, hem tasarımı ile yapabilecekleriniz sonsuz. Ama sonsuzluğu arayabilmek . İşte o kürekçilere özgü belkide. (Cam ile ilgili merak ettikleriniz için Şişe Cam’ın hazırlattığı güzel bir kitap tavsiyesini yazı sonuna ekledim. Yine bu konuyla ilgili Mine Kültür Evi’nin hem Prof. Önder Küçükerman ile hem de Dr. Oya Akman ile gerçekleştirdiği seminerleri tekrarları olursa kesinlikle kaçırmayın, tavsiye ederim) . Sezin Kotra'nın diğer  cam tasarımlarına 'Pozitif Cam Atölyesi' üzerinden ulaşmanız mümkün. Yazı sonunda instagram linkini bulabilirsiniz.

Limitsiz bir maden ile uğraşan bu limitsiz kadın hakemimizle tabiyatıyla hakemlikle ilgili de sohbet ettik. Hakemliği de çok severek yaptığını dile getiriyor. Bu blogun kürekçi olmayan okurları için kısaca bahsedelim. Bir yarış sırasında birden fazla farklı görevde hakem var. Yarış teknelerinin, küreklerinin, sporcuların ekip bütünlüğü ve yarış şartlarına uygunluğunun kontrolünü, iskeleye inişlerini ve çıkışlarını kontrol eden ‘Kontrol Komisyonu Hakemleri’, ekiplerin aynı hizada çıkış yapmasını sağlayacak ‘Sıralayıcı Hakemler’, tüm ekiplerin aynı anda çıkışını sağlayan ‘Başlatıcı Hakemler’, yarışın adil olarak süre gelmesi ve tamamlanması için görevli ‘Takip Hakemleri’, yarışın başlangıç ve bitiş arasındaki süreyi çeşitli sistemlerle en ince salisesine kadar fotofiniş, kamera gibi çeşitli tekniklerle belirleyen ve raporlayan ‘Varış Kulesi Hakemleri’ bulunuyor. Hakemlerin dışında yarış parkuru boyunca parkur dışında belirli mesafelerde acil durumlarda ekiplere sağlık ve güvenlik anlamında görevli profesyonel güvenlik ekipleri biz sporcuların emniyeti için görev başında oluyorlar. Biz yarışçılar 5-10 dakika içinde yarışımızı bitirip sohbete veya dinlenmeye geçeriz ama hakemler yarışlar devam ettiği üç gün boyunca güneş, yağmur soğuk sıcak demeden, kürekçilerin emeklerine değer vererek yarışların adil ve tüm sporcuların emniyette olması için pür dikkat gönülden çalışıyorlar. 

Sezin Hanım, bir kürekçinin o yarışa gelirken ne kadar çok emekle çalıştığını, yarış sırasında ne kadar heyecanlı olduğunu biliyoruz, bu nedenle en doğru kararları alabilmek için son derecece titiz ve dikkatle çalışıyoruz. Bu da stres yaratan bir görev diye belirtiyor. Gerçekten aslında tam bir gönüllülükle ve aşkla yapılan bir iş olduğunu anlatıyor. Başlama çizgisi, hakem bayrağının inişini, çık komutunu veya yeşil ışığı beklediğiniz o an gerçekten hareketsiz olduğunuz halde nabzınızın 150 ye çıktığı nokta, en iyisini yapmak için motivasyonunuzu yüksek tutmaya çalışıp, elinizin ayağınızın titrediği yer. Yarışçının heyecanını anlayan hakemlerin sakin duruşu bizler için çok kıymetli. 

Bir yarışta biz kürekçiler ekip arkadaşımıza tam emanet duygusu ile güvendiğimiz gibi, hakemlerimize de tam adil takip edilen bir yarışla ilgili tam güvenerek, o yolculukta sporcular ve hakemler birlikte beraberiz. 

Tüm kulvarlarda enerji ve heyecan tavandayken kürekçiler ve hakemler soğuk kanlı görünüşlerinin ardında gümleyen yürekleri ile o sınırda birlikte beklemekteyiz. Her yarışın başında o yolculukta ne olacağı ile ilgili belirsizliğin heyecanı ve her yarışın sonunda biraz daha iyisi olabilirdi diye limitsizlik duygusu. 

Bu döngü sizi yaşamda canlı, aktif ve yaratıcı tutan bir enerji. Tüm firmaların, ülkelerin, sanatçıların, bilim adamlarının mumla aradığı itici güç. Ben o yüzden sürekli tüm okullarda kürek takımları olmasını, şirketlerin kürek takımları kurmalarını şiddetle tavsiye ediyorum. Bu model, herkesin kazanacağı bir model çünkü. 

Merkez Hakem Kurulunda kadın hakem sayımızın artmakta olduğunu Sezin Hanım’dan öğreniyorum. Görev alan kadın hakem sayısının artmasına yönelik önümüzdeki yıl için hedefler konulmuş. Bunlar güzel haberler. Ümit ediyorum ki FISA uluslararası hakem sayımızda böylelikle yakın zamanda artacak ve hakemlerimiz bizi uluslararası yarışlarda daha fazla temsil etmeye başlayacaklar. Benim Kopenhag’da ilk katıldığım uluslararası master kürek yarışlarında görevli Türk hakemlerimiz olduğunu hatırlıyorum. Çok gurur verici idi. 

Limitsiz kadın, Sezin Kotra ile daha çok kadını kürek sporuna nasıl çekebileceğimiz üzerine sohbete devam ediyoruz. Sezin Kotra şöyle belirtiyor: ” ...Kürekçilik özünde denizci olmayı barındırıyor ve bu insanlara geniş bir vizyon, yüksek disiplin ama yumuşak ve olgun insan olma konusunda yardımcı oluyor diye belirtiyor. Azmin inattan daha önemli olduğunu size öğretiyor diye vurguluyor. Kürekçiler genç yaşta hayata hazır hale gelirler, zinde ve fit olmanın en limitsiz enstrümanı diye de belirtiyor. Kadın kürekçi, fit, güzel, çekici, güçlü ve limitsizdir. Bu sizi özel ve farklı kılar diye belirtiyor. 

Ben de buradan yine çağrı yapmak istiyorum. Kadınlar dünyada 1900 lerden beri kürek çekiyorlar. 1951 yılından beri uluslararası yarışlara katılıyorlar. Olimpiyatlara 1976 yılından beri 8 tek kategorisi dahil katılıyorlar. Biz de tüm kategorilerde kadın yarışçı çıkarabiliriz. İki çiftede Dünya şampiyonu olan Mervenur Uslu, Elis Özbay, İki tek kategorisinde Avrupa üçüncüsü olan Aslıhan Naran Akkay ve Ruken Ülgey, Avrupa şampiyonasında yine iki tek kategorisinde ikinci olan Ebru Akınal ve Nigar Hatun Demiroğlu gibi sporcularımız bunu bu yıl çok güzel ispat ettiler. Ben bizim kadınlarımızın hepsinin doğuştan olgun, yumuşak, azimli, uyumlu ve limitsiz olduğuna inanıyorum. 

Şimdi sıra daha fazla beklemeden 8 tek kadın takımlarını kurmakta ... hakemlerimiz bizden sabırsız bizi bekliyor. Haydi Kürek Çekmeye ... 




*A 500 years’ Heritage in Istanbul, The Turkish Glass Industry and Şişe Cam, Prof. Önder Küçükerman

** https://instagram.com/pozitifcamatölyesi?utm_medium=copy_link

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÇİFT KARİYER YAPABİLMEK - HÜSEYİN TUROĞLU

KÜREKTE “ELVEREN AİLESİ” VE BİR ZAFER DESTANI

BİR MİLYON 500 BİN DEFA MEYDAN OKUMAK