BİR MİLYON 500 BİN DEFA MEYDAN OKUMAK


BİR MİLYON 500 BİN DEFA MEYDAN OKUMAK

Bazılarının yaşadığını hissetmek veya onu anlamlandırmak için farklı yolları oluyor, bize göre macera gibi görünen ama onlar için yaşam biçimine dönüşmüş yollar bunlar. Örneğin okyanusları solo gezen 18 Guinness rekoru sahibi Erden Eruç gibi veya Kutup Fatihi Ali Rıza Bilal gibi. Şimdi yeni bir yolculuk haberi dolaşıyor yine. 2027 yılı Atlantik Kürek Yarışına iki çifte kategoride katılmak üzere iki Türk sporcumuz; Bahadır İşseven ve olimpiyatlarda kürek sporundaki ilk temsilcimiz olan Ali Rıza Bilal birlikte hazırlıklara başladı. 

Lakapları milli takımdayken ikizler olan iki eski milli kürekçi, iki eski sıkı dost ile online buluşabildim. Bana zaman ayırıp bu keyifli söyleşiye olanak sağladıkları için teşekkürü yazının başında şimdiden söylemek istiyorum. 

 

ARB Macera Yarışlarında
Ali Rıza Bilal ve Bahadır İşseven

 

Sanırım kürek çeken herkes bu iki inanılmaz sporcuyu tanıyordur. O yüzden yazıya önce yarıştan bahsederek başlayacağım, sonra kürekçilerimizi ve nasıl hazırlandıklarını anlatacağım sizlere …

 DÜNYANIN EN ZORLU YARIŞI

Dünyanın en zorlu yarışlarından biri olarak geçiyor bu yarış. En baştan belirteyim yarışın maddi bir ödülü bulunmuyor. Esas amaç bu inanılmaz geçişi sağ salim en hızlı şekilde kas gücü ve denizcilik bilgisi ile tamamlayabilmek. Kendinizi, ülkenizi ve geçmiş tüm kaşifleri onurlandırabilmek. Dünya Kürek Federasyonunun da takip ettiği ve zaman zaman birçok ünlü, James Cracknell gibi olimpiyat şampiyonlarının katıldığı gerçek bir meydan okuma. Yarış İspanya Kanarya Adalarından biri olan 'La Gomera' adasından başlıyor ve Karayiplerin 'Antigua' adasında son buluyor. Yarış sitesinde çok çarpıcı cümleler var. Kimimiz için cezbedici kimimiz için caydırıcı …

 

Atlantik Okyanusu Kürek Yarışı Rotası

 

 

  • Her takım 1,5 milyondan fazla okyanusta kürek çekmiş oluyor. 
  • Bugüne dek en hızlı kaydedilmiş süre bir dört çifteye ait 29 gün 14 saat ve 34 dakika.
  • Atlantik’in en derin yeri (8,5 km.)  yarış rotası üzerinde bulunuyor.
  • Okyanus dalgaları zaman zaman yaklaşık 6 metreyi (20 fit) bulabiliyor.
  • Rota boyunca sıcaklık gece 10 dereceye düşebilecek ve gündüz 30 dereceye çıkabilecek aralıkta değişiyor. Ayrıca yüksek neme maruz kalınıyor. 
  • 2016 yılında Daryl Farmer adlı solo kürekçi, en uzun süre olarak mesafeyi 96 günde tamamlamıştır.
  • Hollandalı Mark Slats en hızlı solo kürekçi olarak (30 gün 7 saat ve 49 dk.) dünya rekorunu elinde bulunduruyor. İki çifte rekoru da 32 gün 22 saat ve 13 dk. ile yine onun bulunduğu ekibe ait. Şu anda da uluslararası kürek federasyonunun akredite ettiği okyanus kürek teknesi yapımcılarından biri. 
  • Kürekçiler günde ortalama 5000 kcal enerji harcıyorlar.
  • Yarış süresi içinde kürekçiler kişi başı 8 kg kaybediyorlar.
  • 2018 yılında solo kürekçi ve para atlet İngiliz Kelda Wood’a 7 gün boyunca bir balina eşlik etti.
  • Teknede tuvalet bulunmuyor. 
  • Tekne bakımını gerekirse onarımını kürekçiler yardım almaksızın gerçekleştiriyorlar.
  • Bu yarışa Danimarkalı Lasse Wulff Hansen dört kez katılmış. 
  • Başlangıç çıkışını tekneler 30 sn. aralıklarla bir festival havasında yapıyorlar. Varış ise bambaşka bir coşku elbette.
  • Yarışlarda en çok çevre kirliliği ve sürdürülebilirlik teması vurgulanıyor. 

 Ne dersiniz siz büyüsüne kapılanlardan mısınız? Yoksa cayanlardan mı?


BAHADIR İŞSEVEN VE ALİ RIZA BİLAL (TURKISH TWINS)

35 yıllık iki eski dost. Milli takımda aylarca aynı odayı paylaşan bu iki arkadaşın lakabı nasıl ikizler oldu. Milli takımımızda epey meşhur ikiz kürekçilerimiz olmuştu zamanında, Saim ve Sami Kaya kardeşler (Pandalar) onların lakabı bile ikizler olmamış. 

1992 Milli Takım Kampı - Sapanca

 

Bu lakap gençliklerinde milli takım kampında birlikte kaldıkları dönemden geliyor.  Zamanın karikatür mecmuası Fırt dergisinin ‘Yavrunuzun Sayfası’’nda yer alan ikizler karikatürünü, paylaştıkları odanın duvarına yapıştırmalarıyla ortaya çıkmış. Espri ile başlayıp, bu ikiliye takılan isim yerleşip kalmış. Gençlik günleri sırasında zor olan aileden ayrılıklar, verilen beden mücadeleleri, teknedeki yeri koruma mücadelesi, sizi hayatta dayanıklı olmaya zorlayan koşullardır. Bunlarla gülerek ve espriyle başa çıkabilmek bir zekâ ve güç göstergesi. 


GS Kürek Takımı - Türkiye Şampiyonası iki çifte

 

1991 Sapanca Milli Takım Kampı Ali Rıza Bilal. (1x) ve Bahadır İşseven (LW1x)

 

Her iki milli sporcumuz, sporculuk günleri sona erdikten sonra da kariyerlerini spor alanında devam ettirdiler. Ama öyle normal bir eğitmen veya antrenör gibi basamakları tırmandıklarını söylemek az olur. Hem birlikte hem ayrı ayrı macera yarışlarının hem katılımcıları oldular hem takım organizasyon yöneticiliklerini yaptılar. Ve bu olgunluk döneminde artık ayrı ayrı lakapları var. Ali Rıza Bilal, ‘Kutup Fatihi’ ve Bahadır İşseven eşiyle birlikte, ‘Çılgın İşsevenler’ olarak tanınmakta. Ultra yarışların, ultra meydan okumaların ultra dayanıklı sporcuları onlar. 

 

Ali Rıza Bilal (Kutup Fatihi) Grönland Radar Noktasında, 2025

 

 

Runfire Salt lake Ultra Trail 100 mil Yarışı, 2017
Bahadır İşseven

 

ANTARTİKA’DA ATLANTİĞİN HAYALİ

(Sonsuz Beyazlıktan Sonsuz Maviliklere)

Ali Rıza Bilal  Güney Kutbuna doğru yalnız başına gerçekleştirdiği, beyazdan başka görüp bekleyecek bir şey olmayan tarihi yürüyüşü sırasında, Atlantik geçişinin kurgusunu oluşturmaya başlıyor. Ve bu yolculuğu yalnız yapmamaya karar veriyor. Bahadır İşseven bu konuda en güvendiği kürekçi ve ona teklif etmeye karar veriyor. Grönland yürüyüşüne başlamadan önce eski dostunu arıyor ve “… benimle yeni bir meydan okuma yolculuğuna gelir misin?” diye soruyor. 

Bahadır İşseven neresi olduğunu bile sormuyor “… seninle her yere gelirim…” diyor. 

Ali Rıza Bilal Güney Kutbu Noktasında
Bayrağımızla zaferini kutlarken , 2025

 

KÜREK ÇEKEBİLİYOR OLMAK TÜM BRANŞLARIN ÜSTÜNDE

 

Yıllardır hem kendileri hem eşleri ile ironman, ultra trail ve saymakla bitmeyen çok çeşitli macera yarışlarının ardından aile boyu dayanıklılıklarını defalarca ispat etmişler. Hatta bu ultra durum onların yaşam biçiminin normali olmuş. Ama küreği yıllardır çekmeseler de kürek onların ilk göz ağrısı ve yüreklerinde farklı bir yerde. “…kürek çekebiliyor olmak tüm branşların üstünde…” diye tanımlıyorlar. 

 

Ali Rıza Bilal Master Erkek 1x Yarışı , 2010 

 

Bahadır İşseven Büyükler Türkiye Şampiyonası, 2010
Antrenör ve Sporcu olarak sekiz tek yarışından dönüş

 

 

Bahadır İşseven Milli Takım Formasıyla Madalyasını Alırken, 1991

 

“…NESRİN’İN HABERİ VAR MI?...”

Ali Rıza Bilal daha yeni, uzun ve endişeli bir bekleyişi sonlandırmış olan eşi Göksu Hanım’a yeni hayalini nasıl söyleyeceğini epey düşünüyor. Yavaş yavaş alıştırarak söylemeye başlıyor. 

 “…2027’de… iki yıl sonra Atlantik Geçişi var...” diye başlayan ama tamamlanmayan laf sıkıştırmalar, zaman geçtikçe ciddiye bindiği anlaşılınca Göksu Hanım endişeleniyor. Çünkü deniz şakaya gelmez bunu çok iyi anlıyor. 

Bahadır İşseven ise evde daha da az konuşmuş. Eşi Nesrin Hanım'a bir türlü söylemediğini anlayan Göksu Hanım ve Ali Rıza Bilal geceleri mesaj atarak Bahadır Bey’i işletmeye başlamışlar. "...Nesrin'in haberi var mı? ... " mesajlar artmaya başlayınca en son Nesrin Hanım da haberdar oluyor.  

Eşleri Nesrin Hanım ve Göksu Hanım çok iyi bilinçli sporcular ama kürekçi değiller. Tehlikeleri seziyorlar ve endişelenmekte haklılar ama bilmedikleri belki de şu olabilir: “…kürek çekmek bir tutku… oturak yüzünü yıllarca da görmesen burnunda tütüyor”. İşte o yüzden “sporun ötesinde … o yüzden okyanusları aşmak istenebiliyor… o yüzden kürek çekilmemiş su ve keşfedilmemiş deniz kalmasın isteniyor…”

 HAZIRLIKLAR

 Tekne: Bu yarış öncesinde önemli bir hazırlık süreci var. Öncelikle önemli bir bütçesi var. Yaklaşık 250 kg olan teknenin imalatı yaklaşık beş ay sürüyor. İkinci el tekne de bulmak mümkün onunda belli bir denetim ve testi geçmiş olması gerekiyor. Teknenin baş ve kıçta iki kamarası bulunuyor. Kıç kamara sporcuların dinlenmesi için ve fırtına gibi zorlu hava şartlarında sporcunun kendisini bağlanmasını sağlayan bağları içeriyor. Baş kamara ise depo gibi. Bazı malzemeler burada muhafaza ediliyor. Teknenin maliyeti, içindeki zaruri ekipmanlar hariç yaklaşık 100 bin Euro civarı. 

 Tekne için iki yerle pazarlık etmeye devam ediyorlar. Ancak eski okyanus rekortmeni Mark Slat ve firması Ocean Rowing Company ile görüşmeler daha sıcak geçmiş. Onun okyanus yarışı tecrübesi ve tekne tesliminde eğitim veriyor olması ve elbette ekspedisyon yöneticiliği vasfı olması da bu konuda içlerini rahatlatan unsurlar. 

 

Mark Slats’ın ürettiği teknelerden Biri

 

Yarış organizasyonu ayrıca bu yarışılacak tekne ile En az beş gün beş gece denizde seyir yapılmış olmasını ön koşul olarak getiriyor. Bu yüzden teknenin birden fazla kez nakli gerekiyor. Önce Estonya’ya sonra yarış yeri Kanarya Adalarına ve sonra dönüşte Karayiplerden yine Yeni maceranın başlayacağı yere…

 Bütçenin önemli bölümünü oluşturan bu kısım için sponsor arayışı çalışmalarına başlamışlar. 

 Sponsorluk: Sanırım bunu arayıp bulmak her zaman en zoru. En önemli dayanıklılık yarışı burada. Bu konuda henüz yolun başındalar, umuyorum ki çaldıkları tüm kapılar açılsın. Çünkü birden fazla sponsorluk ihtiyacı olduğu anlaşılıyor. THY şimdilik bireysel yolculukları için ulaşım sponsorluğu vermeyi kabul etmiş. Günlük 10 bin kalorilik beslenme ihtiyaçları içinde Optimum Nutrition onlara sponsorluk veriyor. 

 Eğitim: Sporcuların beş eğitimi tamamlamış olmaları gerekiyor.

 

  • 1-    Denizde Hayatta Kalma Eğitimi
  • 2-    İleri Seviye Seyir Eğitimi 
  • 3-    Telsiz Eğitimi (VHF Kullanımı)
  • 4-    Denizde İlk Yardım Eğitimi
  • 5-    Yat Master Teori Eğitimi 

 Bu beş eğitimi veren uluslararası akredite kuruluş sayısı fazla değil. Tabii ki en önemli marka İngiltere’de “Royal Yachting Association” diye bir kuruluş. İki kişi birlikte alacakları için yurtdışına gidip, gelmek vize vs çok fazla masraf olacak diye düşünürlerken karşılarına ülkemizde bir kuruluş çıkıyor. Fenerbahçe Doğuş Yelken. Önümüzdeki günlerde bu eğitimlere Kalamış’ta başlayacaklar. 

Antrenman: Dayanıklılık için uzun süreli ergometre antrenmanları planlanıyor. Ve ergometreleri Türkiye Kürek Federasyonu onlara şimdiden göndermiş. Federasyon Başkanı Erhan Ertürk bu vizyona çok olumlu ve sıcak yaklaşmış. Destek olmak için yardımını esirgemiyor. Gençlik Spor Bakanlığı ile görüşmelere başlamış. Hatta şimdiden sporcularımıza ilk “okyanus millilerimiz” gözü ile bakıyor ve bu yarışı 2027 faaliyet programına eklemek üzere çalışmalarını sürdürüyor. Sporcularımız:

“…Erhan Bey ekibimizdeki yol arkadaşımız olarak yanımızda ..." diye belirtiyorlar.

Ekip şimdiden ergometre çalışmasına başlamış durumda. İki ultra sporcusunun bu süreye dayanamamasına imkân vermiyorum ama okyanus şartlarında bir şey değişir mi? Bu da bu meydan okuma süresince bizim merakla takip edeceğimiz soru işareti.  

Bahadır İşseven tekne hazır olunca Estonya’ya geçecek ve orada su antrenmanlarını birlikte yapıyor olacaklar. Yarışı iki saatlik vardiyalar halinde kürek çekecek şekilde planlıyorlar. Biri kürek çekerken diğeri tekne temizliği gibi işlerle ilgilenecek veya dinleniyor olacak. Daracık teknede esneme hareketleri nasıl olur diye epey gülüşmeler tatlı sohbete renk katıyor. 

 Zaruri Ekipmanlar: Teknenin içinde olmazsa olmaz bazı ihtiyaçlar var. İçecek su ihtiyacı güneş paneli ile çalışan ters ozmos cihazı ile karşılanacak. Güneş Paneli bozulursa elle pompalamak mümkünmüş ama bu da sanıldığı kadar kolay bir iş değil. Güneş Paneli ise epey önemli çünkü doldurulan akü su arıtmanın yanı sıra, uydu telefonu ve otomatik dümenin kontrolü için de gerekli. Teknenin dengesini sağlayan alt bölmede su dolu bir tank varmış ama bu tanktan su içmek yarış kuralları gereği hem yasak hem de emniyet açısından tehlikeli. 

 Can salı ve can yelekleri bulunması gerekiyor. Çünkü her ne kadar mevsimin en sakin olduğu Aralık ayında yola çıkılsa da denizde bazı sert gün ve geceler, fırtınalar olabiliyor. Tabii ki denizin esas sakinleri de bazen çok misafirperver çıkmayabilir. 

 Denizde her zaman en kötü senaryo için hazırlıklı olmak gerekir. 

 Uydu telefonu ve telsiz-radyo, elbette güvenlik ve yardım çağrısı için önemli. Fakat kutuplara kıyasla daha geniş iletişim olanakları mümkün ve Starlink aracılığı ile zaman zaman canlı yayın mümkün olacak. 

 Paraşüt Çıpa ise fırtına da teknenin rotadan çıkıp savrulmaması ve dengesini koruması için gereken ilave bir mekanizma bu da emniyet açısından en önemli ekipmanlardan biri. 

 Plotter cihazı seyir sefer cihazı, (EPIRB-Emergency Position Indicating Radio Beacon) tekne lokasyonunu bildiren cihaz ve PLB (Personal Locator Beacon) kişisel lokasyonunuzu bildiren gibi cihazlar ihtiyaçlar arasında. Bu cihazlar aracılığı ile cep telefonlarımızla bile teknenin yerini takip edebileceğiz. Ve yarış sıralamalarını hem onlar hem biz görebiliyor olacağız. 

 Besin iki kişinin günde 10 bin kalori alımı gerekiyor. Bunun için ciddi bir beslenme paketi yanlarında olmalı Optimum Nutrition bu konuda onların yanında bu sponsorluğu yapıyor. 

 Mavi Kova bu da epey aralarında güldükleri bir konu yolculuk boyunca tuvalet için kullanacakları kova alınmış. Rengi öylesine denk gelmiş aslında ama özellikle seçilmiş gibi epey gülmece konusu. 

Ekspedisyon Yöneticisi bu zorlu yarışta danışmanlık yapıp rehberlik eden önemli bir karakterdir. Okyanus üzerinde yol almak henüz tecrübe etmedikleri bir deneyim iki sporcumuzun da. Bu süreçte bu yolculuğun stratejisi ve olasılıklarını daha önce tecrübe eden birinden danışmanlık almak akıllıca bir fikir. Bizim Okyanus Büyükelçimiz onlarca Guiness rekoru sahibi olan Erden Eruç’tan bu hizmeti almak istemişler ama o da o tarihlerde Golden Globe Race’te (Özel Statülü Bir Yelken Yarışı) yer alacak. O nedenle Atlantik yarışını rekor kırarak iki kez yapan, tekne üreticisi Mark Slats ile yöneticilik işi konusunu görüşmeyi planlıyorlar. 

 Burada Erden Eruç’tan bahsetmeden geçmek imkânsız elbette bizim dünya üzerinde okyanuslardaki tek temsilcimiz. Hakkında çok yayın ve elbette bir kitap var. O nedenle bu büyük ustayı bu yazıda anmadan geçmek hiç olmaz. 

Erden Eruç Okyanus Meydan Okumasını
Anlatan Söyleşi Kitabının Kapağı

 

Ama belli ki imkânı oldukça “Çılgın Türkler” her mecrada varlıklarını göstermeye devam edecekler. Erden Eruç ve Türk İkizlerinin peşinden gelecek nice genç insanlar olacak. 

 Doğru Ekip Arkadaşı: Bahadır İşseven ve Ali Rıza Bilal iki yarışçı kürekçi ve birbirlerini 35 yıldır tanıyan iki eski dost. Aralarında çocukluktan arkadaş olmanın getirdiği, özünü biliyor olma hali ve saflık ile yılların olgunluğuna dayalı bir dostluk var.  Sanırım uzun, zorlu bir yolculuk için gereken en vazgeçilmez kombinasyon ve sinerji bu.

 

Milli Takım Kampı, 1990, Sapanca
Ali Rıza Bilal ve Bahadır İşseven Ayakta

“… birbirimize gözü kapalı güveniriz…” diye altını çiziyorlar. Anılar canlanıyor hemen milli takımda arkadaş olsalar bile yıllarca ayrı takımlarda rakip olarak yarışmışlar ama bu öyle sıkı dostluk ki… Bahadır İşseven’in eline tekne ayarı sırasında tornavida saplandığında ambulansta onun yanında Ali Rıza Bilal var. Kan görünce fenalaşan Ali Rıza Bilal’i toparlayan yine Bahadır Bey’in anne babası oluyor. Çocuklukta başlayıp, pek çok alanda ortaklıklarla devam edip birbirinin nikah şahidi olan bu iki sporcu şimdi Atlantik’i birlikte geçmeye hazırlanıyorlar. İkisi de bu işi sonuna kadar götürebilecek kişilerin kendileri olduğuna kuvvetle inanıyorlar. Birbirine inanmak, birbiri için orada yanında yer alacağını bilmek hakiki kürekçi ve denizci karakterlerinden biri. 

 

Düğünde Birbirlerinin Nikah Şahidi Olan İkizler

 

 

Uludağ Motosiklet ve MTB Yarışından 90'ların sonu

 

 Ali Rıza Bilal Antarktika yolculuğu sırasında eşiyle uydudan konuşurken onu endişelendirmemek için hiç ağlamamış kendini kasıp tutmuş, ama Bahadır İşseven ile karşılıklı duygulanıp ağlamışlar. İşte bu yüksek empati; sadece çok eski dostluklar sayesinde olabiliyor.

Ve En Önemlisi İyi Bir Neden: Daha önce bir Türk ekibin bu yarışa hiç girmemiş olması iyi bir neden. Bu tip meydan okumalar neden tüm insanların merakını çeker ve kendi gitmese de takip eder hatta destek olmak ister? Onun cevabı çok daha derin. Çünkü insan var oluşunu, gerçek oluşunu ve var oluşun getirdiği özgür olma duygusunu ancak böyle yaşayabilir. 

Özellikle yapay zekâ teknolojisinin yaşamın ortasına insan var oluşuna rakip gibi ortaya atılmışken bu meydan okumalar çok daha anlamlı. Yapay hiçbir şey Atlantik’i daha ileri teknoloji varken acı ve heyecana katlanarak 6 metrelik dalgayı kas gücüyle geçmeyi arzulamaz. Çünkü bağımsız bir eyleme geçme arzusu kendiliğinden ortaya çıkmıyor yapaylarda ve yapaylıklarda.

 “Bu, tam özgür bireyin kendi varlığını ve hayalinin peşinde gitme eylemini ortaya koyma hali sadece insana ve onun var oluşuna özgü”

 Kim bilir belki dünya yapaylaştıkça insanca meydan okumalar artacak. Belki şövalye ruhlar geri dönecek.

 Ya sonra ….

 Tekne Antigua’ya vardıktan sonra dönüş için teknenin nakli ve elbette bu tekne için başka maceralar başlayacak. Yeni meydan okumalar… yurtiçinde ve yurtdışında, belki Pasifikte… bunu bekleyip göreceğiz. Fikirlerinizi yazmaya başlayın çünkü muhtemelen Türk İkizler şimdiden bunu da planlamaya başladılar…

Türk İkizler lakabı ile iki müthiş insan, iki şövalye 2027 Aralık ayında okyanusta kürek çekecek. Antigua’ya gidip Türk bayraklarıyla onları karşılamak isteyen çok kişiyiz biliyorum. Sadece “bu insan var oluşunu” bile kutlamak gerek bence. İyi ki varsınız Ali Rıza Bilal ve Bahadır İşseven. Deniziniz sakin, pruvanız neta olsun…  

 

Farklı Macera Yarışlarından Türk İkizlerinin Birlikte Fotoğrafları 

1


2

 

3


4



Kaynaklar: 


https://www.amandachallans.com/blog/10-things-you-should-know-about-ocean-rowing


https://www.worldstoughestrow.com/the-atlantic/









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KÜREKTE “ELVEREN AİLESİ” VE BİR ZAFER DESTANI

ÇİFT KARİYER YAPABİLMEK - HÜSEYİN TUROĞLU

KÜREKÇİ OLMAK